Gülerek İyileşelim: Travma Nedir?

March 11, 2020

 

Travma kelimesini ne çok kullanır olduk siz de farkında mısınız? Öyle ağır bir kelime olarak kullanıyoruz ki günlük hayatta. Aslında ağır olan kelime değil, travmayı yaşayan kişinin yüklediği derin anlam olduğunu karikatürü gördüğümde bunu sizinle de paylaşmak istedim. Haydi birlikte hem kelimenin üzerindeki yükü hafifletelim hem de bizi güldüren bu karikatürün bazı travmalarımızı yazıyı okurken fark edip de hemencecik çözümlenmesini kolaylaştıralım.

Siz yine de yazımı okurken gülmeye devam edin. Çünkü gülmek her ne olursa olsun bizim her travmamızın kolaylıkla üstesinden gelmemize çoook fayda sağlıyor. 😊

Travma kelimesi, Fransızca trauma kelimesinden dilimize yerleşmiş. İngilizce ve Latince ’de de trauma olarak kullanılan bir kelime TDK’ye göre anlamları da şu şekilde;

  1. İsim, ruh bilimi Sarsıntı.

  2. İsim, tıp                a. Bir doku veya organın yapısını, biçimini bozan ve dıştan mekanik bir tepki sonucu oluşan yerel yara, örselenme.  b. Herhangi bir fiziksel etkenle oluşan yaralanma, incinme, zedelenme, yara, bere.               c. Yaralanma.

 

Yaşadığımız hastalık ve kilo deneyimlerinden tutun da ikili ilişkilerimizdeki partner seçimimiz, evlilik isterken evlenmekten korkma, sevgilim olsun derken karşı cinsten kaçma, inceleyim derken kilo alma, tekrar tekrar benzer ilişkiler yaşama veya benzer olaylar veya durumlarla, kaza veya hastalık deneyimleriyle karşı karşıya kalma gibi gündemlerin hepsinin aslında bizim bilinçli veya bilinçsiz özgür irade seçimlerimizle yakından ilgisi var.

 

Önce durumun bilinçaltı durumunu açıklayalım sonra ruhsal boyutunu da anlatalım ki kararlarımızın ve seçimlerimizin önemini anlayarak farkındalıkla seçimler yapabilmemizin önünü açalım.

 

Beynimiz herhangi bir zamanda yaşadığı olaydaki düşünceyi, duyguyu, kokuyu, tadı, sesleri bizde baskı olan algı sistemlerine uygun şekilde kaydeder. Bu olay gerçekleştiği anda veya gerçekleştikten sonra üzerindeki stres yükünü hafifletmek için bir karar verir. Daha kolay anlaşılması için bir örnek ile açıklayalım. Diyelim ki 9 yaşındasınız ve doğduğunuz günden itibaren yaşadığınız evden, sokakta oyun oynadığınız arkadaşlarınızdan ayrılarak başka bir semtte, okulunuza daha yakın hatta size ait bir odanızın da olduğu yeni bir eve taşındınız. Yıllar geçti evlendiniz ve ailenizle yaşadığınız evden ayrılıp artık eşinizle birlikte yaşamak üzere yeni evinize taşındınız. Taşınma, evlilik, arkadaşlardan ayrılık, yeni bir ortam yani bu yaşam kesitlerindeki tüm her şey travma olarak değerlendirilebilir. Değerlendirilebilir diyorum çünkü 4 kuşak önceki ataları zamanında göç yaşamış bir insan için bu travmalar hafif birer tetikleyici olay olarak etki edebilirken, anne babasının mensubu olduğu bir önceki kuşakta göç durumu varsa bu yaşananlar kişinin bedeninin, ruhunun farklı tepkiler vererek zihinsel, fiziksel veya ruhsal hastalık deneyimi veya kilo deneyimi yaşamasına sebep olabilir. (Recall Healing ve Total Biyoloji ile hastalık ve kilo deneyimlerini anlama ve kendi kendini iyileştirmeyle ilgili daha fazla bilgi için detayları isterseniz buradan okuyabilirsiniz.)

 

Demem o ki sevdiğiniz ancak yenisini alabilecek kadar küçük bir eşyanızı kaybetmek de bir travma olarak kabul edebileceğimiz gibi, sevdiğiniz bir yakınınızın vefat etmesi de travma olarak kabul edilebilir. Buradaki tek etken sizsiniz. Çünkü siz yaşanmışlıklarınızla, bildiklerinizle, ailenizle, atalarınızla, DNA’nızla, genetiğinizle, kişiliğinizle özgünsünüz, biriciksiniz. Hal böyle olunca yaşanan olaylar sırasında veya sonrasında aldığınız kararlar, özgür irade seçimleriniz sizin her şeyi hatta DNA’nızı bile değiştirebileceğinizi gösterir.

Travma kelimesine de travmalara da sadece çözülüp en iyi versiyonunuza ulaşmak için dönüşüm noktaları olarak bakmak her şeyi daha kolaylaştıracaktır. Bununla ilgili çok sevdiğim anonim 4 kuralı sizinle de paylaşmak istiyorum.

 

Kural 1:
"Karşına çıkan kişiler her kimse, doğru kişilerdir. Bunun anlamı şudur, hayatımızda kimse tesadüfen karşımıza çıkmaz. Karşımıza çıkan, etrafımızda olan herkesin bir nedeni vardır. Ya bizi bir yere götürürler ya da bize bir şey öğretirler.”

 

Kural 2:
"Yaşanmış olan her ne ise, sadece yaşanabilecek olandır. Hiçbir şey, hem de hiçbir şey yaşadığımız şeyi değiştiremezdi. Yaşadığımızın içindeki en önemsiz saydığımız ayrıntıyı bile değiştiremeyiz. 'Şöyle yapsaydım, böyle olacaktı' gibi bir cümle yoktur. Hayır, ne yaşandıysa, yaşanması gereken, yaşanabilecek olandır, dersimizi alalım ve ilerleyelim diye. Her ne kadar zihnimiz ve egomuz bunu kabul etmek istemese de hayatımızda karşılaştığımız her olay, mükemmeldir."

 

Kural 3:
" İçinde başlangıç yapılan her an, doğru andır. Her şey doğru anda başlar: ne erken ne geç. Hayatımızda yeni bir şeyler olmasına hazırsak, o da başlamaya hazırdır.”

 

Kural 4:
"Bitmiş olan bir şey bitmiştir. Bu kadar basittir. Hayatımızda bir şey sona ererse, bu bizim gelişimimize hizmet eder. Bu yüzden serbest bırakmak, gitmesine izin vermek ve elde etmiş olduğun bu tecrübeyle ileriye doğru bakmak daha iyidir."

 

 

Yaşamınızın her anından keyif aldığınız ve kolaylıkla dönüşmeye kendinize izin verdiğiniz bir yaşam yaratmak sizin elinizde. Özgür iradenizle bu seçimi yaptığınızda ihtiyacınız olan her ne ise sizinle yolu kesişsin diye bilin ki mucizeniz olmak için yola çıkacaktır.

 

Şermin Çetin

 

İlişki ve Duygusal Zeka Koçu, Regresyon Terapisti

 

 

 

Takip etmek isterseniz sosyal medya kanallarım;

 

Facebook Şermin Çetin Eğitim Koçluk ve Danışmanlık , Instagram Şermin ÇetinLinkedIn Şermin Çetin

Telegram Şermin Çetin ile Kendini Keşfet Bildirim Kanalı , Youtube Şermin Çetin 

 

 

Share on Facebook
Share on Twitter
Please reload

Son Paylaşımlar

April 24, 2020

March 22, 2020

Please reload

Arşiv
Please reload

Etiketlere Göre Ara